Mide Kanseri: Belirtileri, Evreleri ve Tedavisi

Mide Kanseri: Belirtileri, Evreleri ve Tedavisi

Mide kanseri, midenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerden gelişen kötü huylu tümörlerin genel adıdır. Hastalık erken dönemde belirgin bir şikâyete yol açmayabilir; ilerleyen dönemlerde erken doyma, iştahsızlık, açıklanamayan kilo kaybı, üst karın ağrısı, kansızlık, kusma veya sindirim sistemi kanaması gibi bulgular görülebilir. Tanı için temel yöntem endoskopi ve biyopsidir. Tedavi; hastalığın yayılımı, tümörün biyolojik özellikleri ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlanır.

Kısa cevap: Mide kanserinde en doğru yaklaşım; gastroenteroloji, genel cerrahi/cerrahi onkoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji, radyoloji ve beslenme ekiplerinin birlikte karar verdiği kişiye özel bir tedavi planıdır.

Mide kanseri nedir?

Mide, yemek borusuyla ince bağırsak arasında yer alan ve sindirimin önemli bir bölümünü üstlenen organdır. Mide kanseri çoğunlukla midenin iç tabakasındaki salgı yapan hücrelerden başlar. Bu hücrelerden gelişen kanserlere mide adenokarsinomu adı verilir.

Midenin lenfoma, gastrointestinal stromal tümör (GIST) ve nöroendokrin tümör gibi farklı tümörleri de bulunur. Ancak bunların biyolojik davranışı, evrelemesi ve tedavisi adenokarsinomdan farklıdır. Bu nedenle patoloji raporunda tümörün türünün doğru belirlenmesi tedavinin ilk adımlarından biridir.

Mide ile yemek borusunun birleştiği gastroözofageal bileşkeye yakın tümörler de yerleşimlerine göre farklı biçimde evrelenebilir ve tedavi edilebilir. Hastanın yalnızca “mide kanseri” tanısını değil, tümörün tam yerini ve patolojik alt tipini de öğrenmesi önemlidir.

Mide kanseri neden olur?

Mide kanseri genellikle tek bir nedene bağlı gelişmez. Enfeksiyonlar, çevresel etkiler, yaşam tarzı, mide mukozasında yıllar içinde oluşan değişiklikler ve kalıtsal yatkınlık birlikte rol oynayabilir.

En önemli risk faktörlerinden biri Helicobacter pylori (H. pylori) enfeksiyonudur. Bu bakteri bazı kişilerde kronik gastrite, atrofiye ve intestinal metaplazi olarak adlandırılan hücresel değişikliklere yol açabilir. Ancak H. pylori taşıyan herkes mide kanseri olmaz. Enfeksiyonun uygun hastalarda tedavi edilmesi, uzun dönem riski azaltmaya yardımcı olabilir.

Mide kanseri riskini artırabilen durumlar

  • Helicobacter pylori enfeksiyonu
  • Kronik atrofik gastrit ve intestinal metaplazi
  • Sigara kullanımı
  • Fazla tuzlu, tütsülenmiş veya yoğun işlenmiş gıdaların sık tüketimi
  • Birinci derece yakınlarda mide kanseri öyküsü
  • İleri yaş
  • Pernisiyöz anemi
  • Daha önce geçirilmiş bazı mide ameliyatları
  • Bazı mide polipleri ve kalıtsal kanser sendromları
  • Obezite; özellikle midenin üst bölümü ve gastroözofageal bileşke tümörleri açısından

Ailede genç yaşta mide kanseri, birden fazla kişide mide kanseri veya lobüler meme kanseri öyküsü bulunması kalıtsal yatkınlık açısından ayrıca değerlendirme gerektirebilir. Böyle bir durumda genetik danışmanlık önerilebilir.

Mide kanserinde risk faktörleri hakkında ayrıntılı bilgi

Mide kanseri belirtileri nelerdir?

Erken evre mide kanseri hiçbir belirti vermeyebilir. Belirtiler ortaya çıktığında ise reflü, gastrit veya ülser gibi daha sık görülen hastalıklarla karışabilir. Tek bir şikâyetin bulunması mide kanseri olduğu anlamına gelmez; önemli olan şikâyetin kalıcı, ilerleyici veya alarm bulgularıyla birlikte olmasıdır.

Erken dönemde görülebilen yakınmalar

  • Hazımsızlık ve mide bölgesinde rahatsızlık
  • Yemekten sonra şişkinlik veya dolgunluk
  • Normalden daha çabuk doyma
  • İştah azalması
  • Bulantı
  • Üst karın bölgesinde tekrarlayan ağrı veya yanma

İleri değerlendirme gerektiren alarm belirtileri

  • Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
  • Giderek artan yutma güçlüğü
  • Tekrarlayan veya geçmeyen kusma
  • Kusmukta kan görülmesi
  • Siyah, katran görünümünde dışkı
  • Kansızlık, belirgin halsizlik veya solukluk
  • Sürekli ve giderek şiddetlenen karın ağrısı
  • Karında sıvı birikmesi veya belirgin şişlik
  • Sarılık

Kanlı kusma, siyah dışkılama, bayılma, şiddetli halsizlik veya sıvı alamayacak kadar kusma acil değerlendirme gerektirebilir. Bu durumda rutin randevu beklenmemelidir.

Mide kanserinin belirtilerini ayrıntılı inceleyin

Mide kanseri erken teşhis edilebilir mi?

Mide kanseri, henüz mide duvarının yüzeyel tabakalarındayken saptandığında daha sınırlı tedaviler mümkün olabilir. Ancak belirtiler özgül olmadığı için erken tanı her zaman kolay değildir.

Her ülkede toplumun tamamına uygulanan standart bir mide kanseri tarama programı bulunmaz. Tarama yaklaşımı ülkenin hastalık sıklığına göre değişebilir. Aile öyküsü, kalıtsal sendrom, yaygın intestinal metaplazi, atrofik gastrit veya daha önce saptanmış riskli mide lezyonları bulunan kişilerde takip planı bireysel olarak oluşturulur.

Burada “tarama” ile “belirti nedeniyle yapılan inceleme” birbirinden ayrılmalıdır. Kilo kaybı, kansızlık, yutma güçlüğü veya sindirim sistemi kanaması gibi yakınmaları bulunan bir kişide yapılan endoskopi tarama değil, tanısal değerlendirmedir.

Mide kanserinde erken tanı ve tarama yaklaşımları

Mide kanseri tanısı nasıl konulur?

Mide kanserinden şüphelenildiğinde ilk değerlendirme hastanın şikâyetleri, süresi, aile öyküsü, daha önceki mide hastalıkları ve fizik muayene bulgularıyla başlar.

Endoskopi ve biyopsi

Tanıda temel yöntem üst gastrointestinal sistem endoskopisidir. Endoskopi sırasında mide iç yüzeyi ayrıntılı biçimde incelenir ve şüpheli bölgelerden biyopsi alınır. Kesin kanser tanısı, alınan dokunun patoloji laboratuvarında incelenmesiyle konur.

Patoloji raporu yalnızca kanserin varlığını değil; tümörün türünü, farklılaşma derecesini ve bazı tedavi kararlarını etkileyebilecek özellikleri de gösterebilir. Yetersiz veya tümörü temsil etmeyen biyopsilerde tekrar örnekleme gerekebilir.

Evreleme için kullanılan incelemeler

Tanı doğrulandıktan sonra hastalığın yaygınlığını ve cerrahiyle tamamen çıkarılıp çıkarılamayacağını değerlendirmek amacıyla aşağıdaki yöntemlerden uygun olanları kullanılabilir:

  • Göğüs ve karın bölgesini kapsayan kontrastlı bilgisayarlı tomografi
  • Seçilmiş hastalarda endoskopik ultrasonografi
  • Gerekli görülen durumlarda PET-BT veya manyetik rezonans görüntüleme
  • Ameliyat düşünülen bazı hastalarda evreleme laparoskopisi ve periton yıkama sitolojisi
  • Kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ile beslenme durumunu gösteren tetkikler

PET-BT her mide kanseri türünde aynı duyarlılığa sahip değildir ve her hastada zorunlu değildir. Hangi görüntüleme yönteminin gerekli olduğuna tümörün tipi ve klinik durum dikkate alınarak karar verilir.

Mide kanserinde biyobelirteç testleri neden önemlidir?

Özellikle ileri veya metastatik hastalıkta tümör dokusunda yapılan moleküler ve immünohistokimyasal testler ilaç seçimini etkileyebilir. Günümüzde tedavi planında değerlendirilebilen başlıca biyobelirteçler şunlardır:

  • HER2: Pozitif tümörlerde HER2’yi hedefleyen tedaviler gündeme gelebilir.
  • PD-L1: Bazı hastalarda immünoterapi kararına katkı sağlar.
  • MSI-H/dMMR: Bağışıklık sistemi temelli tedavilere duyarlılıkla ilişkili olabilir.
  • CLDN18.2: Pozitif ileri evre tümörlerde uygun hastalar için hedefe yönelik tedavi seçeneğini etkileyebilir.

Test sonucunun pozitif olması, ilgili ilacın her hasta için otomatik olarak uygun olduğu anlamına gelmez. Hastalığın evresi, önceki tedaviler, genel sağlık durumu ve ilacın güncel kullanım koşulları medikal onkolog tarafından birlikte değerlendirilir.

Mide kanseri evreleri nelerdir?

Mide adenokarsinomunda evreleme çoğunlukla TNM sistemiyle yapılır:

  • T (tümör): Tümörün mide duvarının hangi tabakalarına ilerlediğini ve komşu yapılara uzanıp uzanmadığını gösterir.
  • N (nod): Bölgesel lenf bezlerine yayılımı gösterir.
  • M (metastaz): Karaciğer, akciğer, periton veya diğer uzak bölgelere yayılım bulunup bulunmadığını gösterir.

TNM değerleri bir araya getirilerek evre 0’dan evre IV’e kadar bir evre grubu oluşturulur. Ancak aynı evre içinde bile farklı T ve N kombinasyonları bulunabilir. Bu nedenle yalnızca kısa bir internet tablosuna bakarak kişinin kesin evresini belirlemek mümkün değildir.

Evre Genel anlamı
Evre 0 Anormal hücreler midenin en yüzeyel tabakasıyla sınırlıdır.
Evre I Hastalık genellikle mide duvarının daha sınırlı tabakalarındadır; bazı alt gruplarda az sayıda bölgesel lenf bezi tutulabilir.
Evre II Tümör mide duvarında daha derine ilerlemiş veya daha fazla bölgesel lenf bezine yayılmış olabilir.
Evre III Mide duvarında ileri yayılım, komşu yapılara uzanım veya daha kapsamlı bölgesel lenf bezi tutulumu görülebilir; uzak metastaz yoktur.
Evre IV Uzak organ veya periton metastazı vardır.

Klinik evre; endoskopi, biyopsi ve görüntülemelerle ameliyat öncesinde tahmin edilir. Patolojik evre ise ameliyatla çıkarılan mide ve lenf bezlerinin incelenmesi sonucunda belirlenir. Bu iki evre aynı olmayabilir.

Tedavi açısından “cerrahiyle tamamen çıkarılabilir” anlamındaki rezektabl, “tamamen çıkarılması mümkün görünmeyen” anlamındaki rezektabl olmayan ve metastatik ayrımı da önemlidir.

Mide kanseri evreleri ve tedavi yaklaşımı

Mide kanseri tedavisi nasıl planlanır?

Tedavi planı her hasta için ayrı hazırlanır. Karar verilirken şu sorular yanıtlanır:

  1. Tümör mide duvarında ve lenf bezlerinde ne kadar ilerlemiştir?
  2. Uzak organ veya periton metastazı var mıdır?
  3. Tümör cerrahiyle güvenli biçimde ve geride hastalık bırakmadan çıkarılabilir mi?
  4. Hastanın büyük bir ameliyatı kaldırabilecek genel sağlık durumu var mıdır?
  5. Tümörün HER2, PD-L1, MSI/dMMR veya CLDN18.2 sonucu nedir?
  6. Ameliyattan önce veya sonra sistemik tedavi gerekir mi?

Çok erken evrede ve lenf bezine yayılma olasılığı çok düşük olan seçilmiş tümörlerde endoskopik mukozal rezeksiyon veya endoskopik submukozal diseksiyon düşünülebilir. Bu yöntemler tüm erken evre hastalara uygun değildir; tümörün boyutu, derinliği, ülserasyon durumu ve patolojik özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Cerrahiyle çıkarılabilir hastalıkta ameliyat çoğu zaman tedavinin temel basamaklarından biridir. Bununla birlikte mide kanserinde ameliyat genellikle tek başına planlanmaz. Hastalığın evresine ve tümör biyolojisine göre ameliyat öncesinde ve sonrasında kemoterapi, bazı durumlarda immünoterapi veya başka tedaviler uygulanabilir.

Cerrahiyle çıkarılamayan lokal ileri veya metastatik hastalıkta ana yaklaşım sistemik tedavidir. Kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar biyobelirteç sonuçlarına göre farklı kombinasyonlarda kullanılabilir. Radyoterapi veya girişimsel işlemler; kanama, ağrı ya da tıkanma gibi sorunların kontrolünde tercih edilebilir.

Mide kanseri ameliyatı kimlere uygulanabilir?

Mide kanseri ameliyatının amacı, uygun hastalarda tümörü temiz cerrahi sınırlarla çıkarmak ve gerekli bölgesel lenf bezlerini değerlendirmektir. Buna R0 rezeksiyon hedefi denir; çıkarılan dokunun kenarlarında mikroskobik tümör hücresi görülmemesi amaçlanır.

Ameliyat kararı yalnızca tümörün evresine göre verilmez. Tümörün büyük damarlara veya çıkarılması mümkün olmayan yapılara ilerleyip ilerlemediği, uzak metastaz bulunup bulunmadığı, hastanın kalp-akciğer kapasitesi, beslenme durumu ve eşlik eden hastalıkları da değerlendirilir.

Uzak metastaz bulunan hastalarda mideyi çıkarmak rutin olarak hastalığı iyileştiren bir yaklaşım değildir. Ancak kanama, tıkanma veya delinme gibi sorunlarda semptomları kontrol etmek amacıyla cerrahi, endoskopik stent, radyoterapi ya da başka girişimler gündeme gelebilir. Seçim hastanın durumuna göre yapılır.

Mide kanseri ameliyatı hakkında ayrıntılı bilgi

Subtotal ve total gastrektomi arasındaki fark nedir?

Subtotal gastrektomi, midenin tümör bulunan bölümünün ve güvenli cerrahi sınır sağlayacak çevre dokunun çıkarılmasıdır. Genellikle midenin alt bölümündeki uygun yerleşimli tümörlerde değerlendirilebilir.

Total gastrektomi ise midenin tamamının çıkarılmasıdır. Midenin üst bölümündeki, yaygın yerleşimli veya subtotal çıkarımla yeterli cerrahi sınır sağlanamayacak tümörlerde gerekli olabilir. Mide çıkarıldıktan sonra sindirim sisteminin devamlılığı ince bağırsak kullanılarak yeniden oluşturulur.

Amaç her hastada midenin tamamını çıkarmak değildir. Onkolojik güvenlik korunabildiği sürece mümkün olan mide bölümünü korumak beslenme ve yaşam kalitesi açısından avantaj sağlayabilir. Bununla birlikte ameliyatın kapsamı tümörün yerleşimi ve yayılımına göre belirlenir.

D2 lenf nodu diseksiyonu nedir?

Mide kanseri lenf yollarıyla çevredeki lenf bezlerine yayılabilir. Bu nedenle gastrektomi sırasında yalnızca tümörün bulunduğu mide bölümünün çıkarılması yeterli değildir; uygun bölgesel lenf bezleri de çıkarılarak patolojik incelemeye gönderilir.

D2 lenf nodu diseksiyonu, midenin çevresindeki birinci istasyon lenf bezlerinin yanında ana damarlar boyunca yer alan belirli ikinci istasyon lenf bezlerinin de sistematik biçimde çıkarılmasıdır. Bu işlem hem hastalığın doğru evrelenmesine hem de uygun hastalarda onkolojik tedavinin tamamlanmasına katkı sağlar.

D2 diseksiyonu teknik deneyim gerektirir. Cerrahi plan; tümörün yeri, ameliyatın türü, hastanın özellikleri ve ekibin deneyimi göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.

Mide kanserinde lenf nodu diseksiyonu

Açık, laparoskopik veya robotik ameliyat nasıl seçilir?

Gastrektomi açık, laparoskopik veya robot yardımlı yöntemlerle yapılabilir. Laparoskopik ve robotik cerrahide işlem karın duvarındaki daha küçük kesilerden gerçekleştirilir. Uygun hastalarda daha az ameliyat sonrası ağrı, daha erken hareket ve daha kısa hastane yatışı gibi avantajlar görülebilir.

Ancak küçük kesi, ameliyatın daha sınırlı olduğu anlamına gelmez. Kullanılan yöntem ne olursa olsun hedef; tümörün güvenli sınırlarla çıkarılması ve gerekli lenf nodu diseksiyonunun eksiksiz yapılmasıdır. Tümörün evresi, yerleşimi, daha önce geçirilmiş ameliyatlar, hastanın genel durumu ve cerrahın ilgili teknikteki deneyimi yöntemin seçiminde belirleyicidir.

Laparoskopik mide kanseri cerrahisinin avantajları

Mide kanseri ameliyatından sonra iyileşme nasıldır?

Ameliyattan sonraki ilk dönemde ağrı kontrolü, erken hareket, solunum egzersizleri, pıhtı önleyici uygulamalar ve beslenmenin güvenli biçimde başlatılması önemlidir. ERAS olarak bilinen hızlandırılmış iyileşme protokolleri, hastanın gereksiz açlık ve hareketsizlikten korunmasını ve iyileşme basamaklarının planlı yürütülmesini amaçlar.

Hastanede kalış süresi ameliyatın kapsamına, kullanılan yönteme, hastanın genel durumuna ve komplikasyon gelişip gelişmemesine göre değişir. Bu nedenle tüm hastalar için geçerli kesin bir yatış veya işe dönüş süresi vermek doğru değildir.

Ameliyat sonrası beslenme

Midenin bir bölümü veya tamamı çıkarıldığında beslenme düzeninin değişmesi beklenir. İlk aylarda şu öneriler gerekebilir:

  • Az miktarda ve sık öğünler tüketmek
  • Yiyecekleri iyi çiğnemek ve yavaş yemek
  • Protein ve enerji ihtiyacını karşılayacak kişisel beslenme planı oluşturmak
  • Yemek sırasında aşırı sıvı almamak; sıvıları öğün aralarına yaymak
  • Hızlı mide boşalması belirtileri açısından takip edilmek
  • Kilo, kas kütlesi ve kan değerlerini düzenli izlemek

Özellikle total gastrektomi sonrasında B12 desteği gerekir. Demir, folat, D vitamini ve kalsiyum eksiklikleri de görülebilir. Takviye gereksinimi kan tetkiklerine ve beslenme durumuna göre hekim ve diyetisyen tarafından belirlenmelidir.

Dumping sendromu nedir?

Dumping sendromu, besinlerin ince bağırsağa normalden hızlı geçmesi sonucunda ortaya çıkabilir. Yemekten sonra çarpıntı, terleme, karın ağrısı, ishal, baş dönmesi veya ilerleyen saatlerde kan şekeri düşüklüğü görülebilir. Öğünleri küçültmek ve hızlı emilen şekerleri sınırlamak yardımcı olabilir; belirtiler devam ediyorsa sağlık ekibiyle görüşülmelidir.

Mide kanserinde ERAS ve ameliyat sonrası iyileşme

Mide kanseri ameliyatının riskleri nelerdir?

Gastrektomi büyük bir karın ameliyatıdır. Kanama, enfeksiyon, akciğer sorunları, damar içinde pıhtı, bağırsak hareketlerinde yavaşlama ve beslenme sorunları görülebilir. Sindirim sisteminin yeniden birleştirildiği bölgede kaçak gelişmesi, erken fark edilmesi gereken önemli komplikasyonlardan biridir.

Risk; ameliyatın kapsamına, hastanın yaşına, beslenme durumuna, kalp-akciğer hastalıklarına ve ekibin deneyimine göre değişir. Ameliyat öncesinde sigaranın bırakılması, eksik beslenmenin düzeltilmesi, fiziksel kapasitenin artırılması ve eşlik eden hastalıkların kontrol altına alınması komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Evre 4 mide kanserinde tedavi nasıl yapılır?

Evre IV mide kanserinde hastalık mide ve bölgesel lenf bezlerinin ötesine yayılmıştır. Tedavinin temelini çoğunlukla sistemik ilaçlar oluşturur. Amaç hastalığı mümkün olduğunca kontrol etmek, şikâyetleri azaltmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini iyileştirmektir.

Tedavi; HER2, PD-L1, MSI/dMMR ve CLDN18.2 gibi biyobelirteçlerin yanı sıra hastanın genel durumuna göre seçilir. Kemoterapiye hedefe yönelik tedavi veya immünoterapi eklenmesi bazı hasta gruplarında uygun olabilir.

Metastatik hastalıkta cerrahi veya HIPEC her hasta için standart yaklaşım değildir. Peritonla sınırlı hastalık gibi özel durumlarda merkez deneyimi, tedaviye yanıt ve klinik araştırma seçenekleri değerlendirilerek kişiye özel karar verilebilir. Bu yöntemler hakkında kesin başarı vaadinde bulunulmamalıdır.

Metastatik ve evre 4 mide kanseri hakkında bilgi

Tedavi sonrası takip nasıl yapılır?

Takip programı hastalığın evresine, uygulanan tedaviye, ameliyatın türüne ve hastanın şikâyetlerine göre kişiselleştirilir. Kontrollerde hastalık tekrarının yanı sıra kilo kaybı, beslenme yetersizliği, kansızlık, vitamin-mineral eksiklikleri ve ameliyat sonrası yaşam kalitesi de değerlendirilir.

Yeni gelişen yutma güçlüğü, kalıcı kusma, belirgin kilo kaybı, karın şişliği, sarılık, dışkıda siyahlaşma veya giderek artan ağrı kontrol tarihini beklemeden sağlık ekibine bildirilmelidir.

Mide kanseri tekrarında tedavi seçenekleri

Sıkça sorulan sorular

Mide kanseri ağrısı nerede hissedilir?

Ağrı çoğunlukla üst karın veya mide bölgesinde hissedilebilir; ancak yalnızca ağrının yerine bakılarak mide kanseri tanısı konulamaz. Safra kesesi, pankreas, reflü, gastrit ve ülser gibi birçok durum benzer ağrıya yol açabilir. Sürekli, giderek artan veya kilo kaybı ve kansızlıkla birlikte olan ağrı değerlendirilmelidir.

Mide kanseri kan tahlilinde çıkar mı?

Kan tahlilleri kansızlık, karaciğer fonksiyon bozukluğu veya beslenme yetersizliği gibi dolaylı bulgular gösterebilir; fakat tek başına mide kanseri tanısı koydurmaz. Kesin tanı endoskopi sırasında alınan biyopsinin patolojik incelenmesiyle konur. Tümör belirteçleri tarama veya kesin tanı testi olarak kullanılmaz.

Mide kanseri tamamen iyileşebilir mi?

Erken veya cerrahiyle tamamen çıkarılabilir hastalıkta uzun süreli hastalık kontrolü ve iyileşme mümkün olabilir. Sonuçlar evreye, tümör biyolojisine, uygulanan tedaviye ve hastanın genel durumuna göre değişir. Kişisel yaşam süresi yalnızca evreye veya internetteki oranlara bakılarak hesaplanamaz.

Midenin tamamı alınırsa yaşam devam eder mi?

Evet. Total gastrektomiden sonra yemek borusu ince bağırsağa bağlanır ve sindirim sistemi çalışmaya devam eder. Ancak öğün düzeni değişir; daha küçük ve sık öğünler, düzenli kilo takibi ve çoğunlukla ömür boyu B12 desteği gerekir.

Mide kanseri ameliyatından önce kemoterapi gerekir mi?

Birçok cerrahiyle çıkarılabilir mide kanserinde ameliyat öncesi ve sonrası sistemik tedavi planlanabilir. Ancak çok erken evre hastalıklar ve bazı özel klinik durumlarda yaklaşım farklı olabilir. Karar klinik evre, patoloji ve multidisipliner kurul değerlendirmesiyle verilmelidir.

Mide kanserinde hangi doktora başvurulur?

Tanı aşamasında gastroenteroloji, cerrahi değerlendirmede mide kanseri cerrahisi konusunda deneyimli genel cerrahi/cerrahi onkoloji ve ilaç tedavisinde medikal onkoloji uzmanı görev alır. En uygun yaklaşım bu branşların birlikte çalıştığı multidisipliner bir ekip tarafından belirlenir.

Ne zaman uzman değerlendirmesi alınmalı?

Endoskopi veya biyopsiyle mide tümörü saptandıysa, ameliyat önerildiyse ya da hastalığın cerrahiyle çıkarılıp çıkarılamayacağı konusunda belirsizlik bulunuyorsa multidisipliner değerlendirme önemlidir. Görüşmede patoloji raporları, endoskopi bulguları, görüntüleme kayıtları ve daha önce uygulanan tedaviler birlikte incelenmelidir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı veya kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez. Şikâyetleriniz ve tedavi seçenekleriniz için hekiminize başvurunuz.

Kaynaklar

  1. National Cancer Institute — Gastric Cancer Treatment (PDQ), Health Professional Version
  2. American Cancer Society — Treating Stomach Cancer
  3. American Cancer Society — Surgery for Stomach Cancer
  4. American Cancer Society — Stomach Cancer Stages
  5. American Cancer Society — Tests for Stomach Cancer
  6. International Agency for Research on Cancer — Population-based Helicobacter pylori screen-and-treat strategies

Konu Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin İletişime Geçiniz

Hemen Ara Randevu İçin Yazın